MEHMET AKİF ERSOY VE İSTİKLAL MARSI İLE İLG. BİLGİLER

 

 

İlk kez ne zaman çalındı ?

 

 



Arkadaşlarım "Aman" dediler. "Bu çok güzel bir şey olacak !" Bunun üzerine İhsan'a İzmir'in kurtuluşunu ve Büyük Zafer'i bütün ayrıntısı ile anlatmasını istedim. O anlattı, ben çaldım. Böylece kısa zamanda eserin taslağı ortaya çıktı. Ertesi gün de çalıştım. İki gün sonra beste bitti. Götürüp arkadaşlarıma gösterdim. Çok beğendiler. Bunun üzerine bu müziği "milli marş" olarak takdime karar verdim.

Kıymeti hakkında daha kat'i bir fikir edinmek maksadıyla besteyi Viyana Konservatuarının direktorüne gönderdim. On gün sonra direktörden gelen mektupta eserin çok orijinal bulunduğu ve melodisinin Türk Milleti'nin ihtişamına yakışacak şekilde olduğu belirtilerek tebrik ediliyordum. Bu mektup geldikten onbeş gün sonra beni Ankara'dan çağırdılar. Gittim. Bana Muzika-i Humayun'u bütün kadrosu ile Ankara'ya nakletmek vazifesi verildi. Ankara'ya ilk olarak başlarında piyanist Sadri'nin bulunduğu beş kişilik bir heyet yolladım. Vahdettin hala Padişah olduğu için bu işleri gizli yapıyorduk. Bir ay sonra kimseye birsey söylemeden Ankara'ya gittim ve hemen İstanbul'daki arkadaşlarımı telgrafla çağırdım. Milli Marş bu heyete ilk defa olarak Ankara'da verilen o baloda Atatürk'un huzurunda, Vahdettin'in bandosu ile çaldık.

Yarışma ve sonrası


Maarif vekaletince, yukarıda anlatılan besteye bir şiir yazımı için bir yarışma açıldı ve birçok yerden yarışma için toplam 724 başvuru yapıldı. Mehmet Akif, para ödülü olduğu için başta yarışmaya katılmadı. Maarif vekili Hamdullah Suphi (Tanrıöver), 5 Subat 1921 günü mektupla Mehmed Akif'e başvurdu. Yarışmaya katılmasını engelleyen durumu halledeceği konusunda teminat verdi. Bunun üzerine Ersoy yarışmaya eserini gönderdi. Mehmed Akif Ersoy'un "kahraman ordumuza ithaf ettiği", "İstiklal Marşı" isimli eseri başarılı bulunarak, 12 Mart 1921 günü yapılan Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin toplantısında resmen Milli Marş olarak kabul edildi. Maarif vekili Hamdullah Suphi tarafindan meclis kürsüsünden okundu. Büyük Millet Meclisi'ne Burdur Milletvekili olarak giren Mehmed Akif, üzerine düşen görevi yapmanın mutluluğu içindeydi. Ödül için kararlaştırılan 500 lira ödülü, "fakir islam kadın ve çocuklarına iş öğretmek" amacıyla kurulmuş olan "Dar-ül Mesai" adlı kuruluşa bağışladı. Bu büyük bağışı yaparken, cebinde sadece iki lira vardı.

Daha sonra İstiklal Marşı'nın bestelenmesi içinde bir yarışma açıldı ve bu yarışmaya 24 bestecı katıldı. Kurtuluş Savaşı'nın kızışması üzerine kesin bir sonuç alınamadı. 1924'te Ankara'da yine Maarif vekaletinde toplanan kurul önce Ali Rıfat Çağatay' ın bestesini başarılı bularak bütün okullara bildirdi. 1930 yılına kadar çalınan bu marş, aynı yıl yeni bir emirle Zeki Üngör'ün bestesiyle çalınmaya başlandı.

Mehmed Akif, 1926 yılından sonra kalıcı olarak Mısır'a yerleşti ve Hilvan'da yıllarca yalnızlık içinde yaşadı. 1936'da yurda döndü. Beş ay kadar daha yaşadıktan sonra 63 yaşında olduğu zaman milli bir cenaze töreniyle Edirnekapı Şehitliğine gömüldü.

Bestekar Osman Zeki Üngör, İstiklal Marşı'nın nasıl bestelendiğini şöyle anlatır:
"İstiklal Savaşı'nın devam ettiği günlerde ben, Muzika-i Humayun muallimi idim. Yani, doğrudan doğruya Saray'a dolayısıyla Vahdettin'e bağlıydık. Bando, fasıl takımı ve orkestra benim emrimde idi. Şişli'de uğur apartmanının 4. numarasında oturuyordum. Kurtuluş Ordusu suvarilerinin İzmir'e geldiklerinden iki veya üç gün sonra, evimde Talim Terbiye Heyeti azası ve terbiye mutehassısı dostum merhum Haydar ile oturuyorduk. Kapı çalındı. İlkokul öğretmeni merhum İhsan geldi. Büyük bir heyecan içinde süvarilerin İzmir'e gelişlerini anlatmaya başladı. Hepimiz coşmuştuk. Hemen kalkıp piyanonun başına geçtim ve derhal içimden doğan parçayı çalmaya koyuldum. Böyle marşın ilk "Ti" yerine kadar olan akoru çıktı. Bu şekilde üç mezur yaptım.

Viyana'dan destek
Mehmet Akif'in yazdığı İstiklal Marşı'nın güftesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde ilk kez 1 Mart 1921 günü okundu. O gün Meclis ikinci toplantı dönemine başlıyordu. Meclis Başkanı Mustafa Kemal yaptığı konuşmada son bir yıl içinde cephelerdeki gelişmeleri özetliyor, Doğu'daki kazanılan zaferlerle Kars, Ardahan ve Artvin'in işgalden kurtulduğunu, Batı cephesinde ise İnonu Zaferi ile Yunanlıların mağlup edildiğini bildirerek "Düşmanların bütün bir senelik gayretlerine rağmen neticede bugün Sevr Antlaşmasının içeriği fiilen ve hükmen yoktur." diyordu. Atatürk'ün ayakta alkışlanan bu konuşmasının olduğu gün işte ilk defa İstiklal Marşı'nın güftesi Meclis'te çalındı. Ve o gün tarihler 1 Mart 1921'i gösteriyordu.

Beste nasıl oluşturuldu ?

Yorum Yaz